
1990 yılında bir amerika seyahatimi londra üzerinden yapmıştım. gidiş yolunda iki gün londra'da kalıp etrafı dolaşırken oxford street üzerindeki hmv'ye girdiğimde tanıştım onunla. hatta kendine özel bir bölümü bile vardı 'acid jazz'. bu yeni cross-over müziğe yani hip hop beatlerini andıran daha sert ve 90-95 bpmlerde dolaşan, spoken word veya yumuşak vokallerin süslediği, jazz-soul-latin üçgeninden samplelar veya tınılar içeren bu olağanüstü müziğe adını veren de gilles peterson'ın ta kendisiydi. yetmedi, eddie piller ile birlikte yine acid jazz adını verdikleri bir de plak şirketi kurmuşlardı. galliano'nun frederic lies still single ile başlamışlardı hayata. totally wired toplama albümleri, galliano, new jersey kings gibi isimleri bizlerle tanıştırmaları bu label'ın bizler için yaptıklarının örnekleri. 90ların başında buradan ayrılan gilles p. kendi plak şirketi olan talkin loud'u kurdu. burada ise incognito, brand new heavies, young disciples gibi çok önemli gurupları bizlerle buluşturdu. takip eden yıllarda tüm amerika uçuşlarımı londra üzerinden yapmaya başladım ki bu özel acid jazz köşesini ziyaret edip açlığımı bastırabileyim. arada da new york'ta bleecker üzerindeki rebel rebel'a uğrayıp import fiyatlardan kataloğun eksiklerini giderirdim. hey gidi...ne kovalarmışız

0 comments:
Post a Comment